Subscribe For Free Updates!

We'll not spam mate! We promise.

Rehberlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rehberlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2016 Cuma

YGS Fizik Konu ve Soru Dağılımı

Newton-Cradle-518x389
YGS  FİZİK KONULARA GÖRE DAĞILIMI
Konular 2010 2011 2012 2013 2014 2015
Fiziğin Doğası


1 1 1
Kuvvetler



1
Madde Ve Özellikleri 2 2 1
1 1
Isı Ve Sıcaklık 2 2 1 2 2 2
Optik 2 2 2 1 1 1
Ses


1 1 1
Basınç 1
1 1 1 1
Basit Makine
1 1

1
Sıvıların Kaldırma İlkesi 1 1 1 1

Doğrusal Hareket – Bağıl Hareket 1 1 1 1
1
Dinamik 1 1
1 1 1
Kütle Merkezi 1 1



İş ve  Enerji 1
2 1 2 1
Elektrik Akımı 1 1 3 3 1 1
Mıknatıs 1
1 1 1 1
Transformatör
1



Elektrostatik
1

1 1
Toplam 14 14 14 14 14 14

YGS Kimya Soru ve Konu Dağılımı

194185

YGS KİMYA KONULARA GÖRE DAĞILIMI
Konular 2010 2011 2012 2013 2014 2015
Madde Ve Özellikleri 4 3 2 1 1 1
Atomun Yapısı 3 2 1 1 2
Periyodik Tablo 1 4
1
1
Kimyasal Denklemler 2 2 2
2
Bileşikler 1 1 2 4 4 3
Çözünürlük 2 1 1 2 2 2
Kimya Kanunları

1


Hayatımız Kimya

1 1 1 1
Karışım

1


Kimyasal Değişimler


2
2
Kimyasal Bağlar

2 1 1 3
Toplam 13 13 13 13 13 13

YGS Biyoloji Konu ve Soru Dağılımı

slide3
YGS BİYOLOJİ  KONULARA GÖRE DAĞILIMI
Konular 2010 2011 2012 2013 2014 2015
Canlıların Ortak Öz. Ve Temel Bileşenleri 2 1 1 1 2 2
Hücre ve Madde Geçişleri 1 3 2 2 1 2
Ekoloji 2 1 1 2 3 1
Nükleik Asitler ve Protein Sentezi

1


Sınıflandırma ve Canlı Grupları 1
1 1 2 2
Virüsler 1




Enzimler 1
1

1
Bitki Biyolojisi 1 3 2 1 1 1
Kalıtım Ve Evrim 1 2 2 1 1 1
Üreme ve Gelişme 1


1
Hücre Bölünmeleri
1
1
1
Biyoteknoloji




1
Metabolizma, Solunum ve Fotosentez 2
1 2 1
Sistemler
2 1 2 1 1
Toplam 13 13 13 13 13 13

Kimya Sorularına Önyargılı Yaklaşmamalısınız

kimya
YGS Kimya Konuları ve sorudağılımı özelliklede sayısal öğrenciler tarafından hem merak ediliyor hem de onları çok yakından ilgilendiriyor. 40 sorudan oluşan Fen Bilimleri testinde 13 soru kimya dersinden geliyor.
Kimya netlerini nasıl artırabilirsiniz?
  • Sorunun açıklama bölümü ve esas vurgulanan kısmı çok iyi okunmalıdır.
  • Çözülemeyen sorular için konu yeniden incelenmeli, hatta çözümlü sorulardan, benzer soruların çözüm yöntemi gözden geçirilmelidir.
  • Kimya sorularına önyargılı yaklaşmamalısınız, günlük hayatla iç içe olduğu için zevkli hale getirebilirsiniz.
  • Sınavın ikinci grup testleri, bilgiye dayalı yorum ve işlem sorularını içmektedir. Bu bölümde bilgiye dayalı analiz ve sentez soruları ile karşılaşacaksınız.
  • Konuların unutulmaması için düzenli olarak geçmiş konulardan test çözülerek tekrar etmelisiniz.
Geçmişteki YGS Kimya soruları nasıldı?
Sorular daha önceki yıllarda çıkmış sorulara paralel olarak geldi. Adayların çok zorlanacağı sorular yoktu dolayısıyla adaylar zorlanmamıştır. Geçen yıl olduğu gibi bu yılda yenilenen müfredat içeriğine ait sorular vardı. Sorular bu yıl yorumdan çok bilgi ağırlıklı geldi.
YGS Kimya Konuları
  • Madde ve özellikleri
  • Maddelerin ayrıştırılması
  • Atomun yapısı
  • Periyodik sistem
  • Bağlar
  • Bileşikler
  • Kimyasal değişimler
  • Hayatımızda kimya
  • Kimya kanunları
  • Çözeltiler ve çözünürlük
Yıllara göre kıyasladığımızda soruların kalitesi ve niteliği nasıl değişiyor?
Genel olarak YGS Kimyası adayların zorlanmadığı bir alandır. Konuların büyük çoğunluğu sözeldir. Sayısal sorular çok az bir bölümü kapsar. Bu sorularda adayların fazla zorlanmayacağı türden sorulardır. Sözel sorular hem bilgi hem yorum içeriklidir. Konuyu bilmeden yapılabilecek soru fazla değildir. Yani sözel konuları okuyup öğrenmek gerekir.
Müfredat değişimi aynen sınava yansıyor. Yani son sınıf adaylarının okulda gördükleri konular sınavda karşılarına çıkıyor. Bu noktada hafta içi adayları mağdur oluyorlar. Bunun dışında soru kalitesi ortalama düzeyde. Bir sınavda güzel sorular (zor değil) olduğu gibi sıradan sorularda bulunuyor. Ama genel olarak sorular kolaylıkla yapılabilecek düzeyde oluyor.
Öğrenciler hangi konulara dikkat etmeli, soruları nasıl yanıtlamalıdır?
Konuların tamamına yakını sözel olduğu için aynı değerdeler. Ancak son yıllarda sınavda çıkan soru dağılımına bakıldığında birkaç ünitenin daha ağırlıklı olduğu görülüyor. Bunlar; Bileşikler, Kimyasal Değişimler, Çözünürlük üniteleri. Bu ünitelerde eksiklerinin olmamaları gerekir. Çünkü genelde sınav önceki yıllara benzer şekilde geliyor. Dolayısıyla bu ünitelerin yine ağırlıklı olması muhtemeldir.
Sınavda yapılması ve yapılmaması gerekenler nelerdir?
Soruların kolay olduğu unutulmadan, korkmadan, çekinmeden sorular okunmalı. Soruların uzunluğu veya alışık olunmadığı tarzda soru gelmiş olması tedirginlik oluşturmamalı. Sorular okunup cevaplar incelenirse zor gibi görünen birçok sorunun aslında kolay olduğu veya cevabın çok açık olduğu görülecektir.
Sorularda önce soru cümlesinin sonra öncüllerin okunması gerektiği unutulmamalıdır. Cevap seçeneklerinin yeri değiştiğinden I, II ve III seçeneği her zaman E seçeneğinde yer almayabilir. Bunun için cevaplar işaretlenirken acele edilmemeli dikkatle işaretlenmelidir.
Zaman kazanma adına bir öncülün doğru olduğu bulunduğunda cevap seçeneklerinde bununla ilgili elemeyi yapmaları bazı soruları tek öncül okuyarak çözmeye yardımcı olabilir.

Fizik İçin Geçmiş Konular Düzenli Aralıklarla Tekrar Edilmelidir

Fizik
 
 YGS Fizik konuları ve soru dağılımı özellikle de sayısal öğrencileri tarafından hem merak ediliyor hem de onları çok yakından ilgilendiriyor. 40 sorudan oluşan Fen Bilimleri testinde 14 soru fizik dersinden geliyor.
Fizik netlerini nasıl artırabilirsiniz?
  • Fizik dersinde sıralama soruları, kıyaslama ve fark alma soruları, oran soruları, ilke soruları belli başlı soru tipleridir.
  • Fizik soru çözümleri kâğıt üzerinde yapılmalıdır.
  • Fizik soruları genellikle şekilli ve soru metni ile şekilde birbirinin tamamlayıcısı olduğundan her ikisi birlikte dikkate alınarak verilen ve istenilen değerler belirlenmelidir.
    İlkeli sorularda önce soru kökü okunmalı ve ilkeler bu amaca uygun olarak incelenmelidir.
  • Sorulara ezberci mantıkla değil, düşünce ve yorumla yaklaşılmalıdır.
  • Soru çözerken mümkünse şekil ve grafik çizerek olay somutlaştırılmalı ve zaman kaybı önlenmelidir.
  • Özellikle altı çizili, en az, en çok, kesinlik ve benzeri ifade eden anahtar kelimelere dikkat edilmelidir.
  • Sorunun açıklama bölümü ve esas vurgulanan kısmı çok iyi okunmalıdır.
  • Çözülemeyen sorular için konu yeniden incelenmeli, hatta çözümlü sorulardan, benzer soruların çözüm yöntemi gözden geçirilmelidir
  • Geçmiş konular düzenli aralıklarla test çözülerek tekrar edilmelidir.
YGS Fizik Konuları
  • Fiziğin Doğası
  • Vektör-Kuvvet-Denge
  • Basit Makineler
  • Madde ve Özellikleri(Kütle-Hacim-Öz kütle)
  • Basınç
  • Sıvıların Kaldırma Kuvveti
  • Isı-Sıcaklık
  • Doğrusal Hareket
  • Kuvvet ve hareket
  • İş, güç ve enerji
  • Elektrostatik
  • Elektrik Akımı
  • Mıknatıs
  • Optik

Türkçe Netlerini Nasıl Artırabilirsiniz?

428207_52332233
YGS’ye girecek öğrencilerin  alan ve okul ayırımı yapmaksızın Türkçe  sorularını cevaplamak zorunda.  Türkçe soruları YGS’nin dörtte birlik bölümünü oluşturuyor. Bu nedenle YGS konu dağılımı öğrenciler için büyük önem taşıyor. YGS’de 160 sorudan  40 soru Türkçe dersinden geliyor. Bu nedenle Türkçe sorularını çözmek bir kez daha tekrar etmek gerekirse sınava giren tüm öğrenciler açısından çok büyük önem taşıyor. Bu öğrencilerin Türkçe konularını belirleyerek bu konulara çok iyi hazırlanması gerekiyor.
Türkçe netlerini nasıl artırabilirsiniz?
  • Türkçe testi çözerken sözcüğü, cümleyi ya da paragrafı yorumla konusunda mecaz anlamlara dikkat edilmelisiniz.
  • Dilbilgisi terimlerini ezberlemek, gramer sorularını çözmek için iyi bir yol değildir, terimlerin sözcük ya da cümleyle ilgili mantığını kavrarsanız bu tür soruları rahatlıkla çözersiniz.
  • İmla ve noktalama belli kurallar dâhilinde olduğu için söz konusu kurallar öğrenmelisiniz,
  • Soruları okurken iyi ve doğru okumaya özen göstermelisiniz; zira bir virgül dahi anlatımda değişiklikler yapacağını unutmayınız.
  • Paragraf halindeki sorularda soru kökünü okumadan paragrafa geçmemelisiniz.
  • Dilbilgisi soruları temel bilgiler bilinmeden çözülemez, bu yüzden önce konunun öğrenilmesi sonra konuyla ilgili testler çözerek konuyu pekiştirmelisiniz.
YGS’de Türkçe testinin genel özellikleri
YGS soruları geçmiş yıllardaki sınav müfredatına uygun olarak geliyor. 2015’te 10 soru sorulmuştur. Paragraf konularından 3 soru daha az sorulmuştur. Ayrıca Paragraf bölümündeki soru dağılımı kendi içinde değişiklik göstermiştir. Genel olarak geçen yıl çıkan sorularla karşılaştırıldığında bu yıl soruların daha kolay olduğu söylenebilir.
YGS Türkçe Konuları
  • Sözcük Anlamı ve Söz Yorumu
  • Cümle Anlamı
  • Paragraf
  • Sözcük Türleri (İsim, Zarf, Zamir, Edat, Bağlaç, Ünlem)
  • Sözcük Yapısı
  • Cümle Ögeleri
  • Fiil Çatısı
  • Cümle Çeşitleri
  • Anlatım Bozuklukları
  • Ses Bilgisi
  • Yazım Kuralları
  • Noktalama İşaretleri
YGS Türkçe Testi Stratejileri
YGS’deki 40 Türkçe sorusunun dörtte üçü (30-32 soru) anlam bilgisi, geri kalanı dil bilgisi ile ilgilidir.
  1. Anlam bilgisi soruları; sözcük anlamı (3 soru), cümle anlamı (6 soru), paragraf (23 soru) olarak sözcük, cümle ve paragraf düzeyindedir.
  2. Sözcük anlamı sorularında öğrenciden sözcüğün ve sözcük gruplarının cümle içindeki anlamını kavrayabilmesi, birtakım kavramları, deyim ve atasözlerini bilmesi istenir.
  3. Cümle anlamı sorularında cümle ile ilgili kavramları ayırt etmesi, yakın ya da karşıt anlamlı cümleleri, cümleden çıkacak anlamı bulması, cümleyi anlamca uygun biçimde tamamlaması beklenir.
  4. Paragraf sorularında paragraftaki konuyu, ana düşünceyi, yardımcı düşünceyi bulması, cümlelerden paragraf oluşturabilmesi ve paragrafı oluşturan cümlelerle yani paragrafın yapısıyla ilgili soru tiplerini çözebilmesi istenir.
Soruların büyük çoğunluğunun anlam bilgisi ile ilgili olması, sorularda ezbere dayalı bilgi istenmediğinin en önemli kanıtıdır. Soruların çoğunluğunu oluşturan anlam bilgisi bölümünde dil bilgisindeki gibi çok bilgi gerekli değildir. Bu alanda özellikle cümle anlamıyla ilgili birtakım kavramları bilmek yeterlidir.
Ancak buna rağmen sözcük anlamı, cümle anlamı ve özellikle paragraf sorularında hatalar yapılmaktadır. Bunun nedenleri şunlar olabilir:
  • Soruları okurken soruya yeterli derecede yoğunlaşamama,
  • Hızlı okumaya çalışırken parçaları tam anlayamama veya sözcükleri yanlış okuma,
  • Yoğunlaşamama sonucu soru dışındaki bilgileri hatıra getirip yanlış yorumlar yapma,
  • Sene başında anlam soruları bolca çözülüp farklı konulara geçilince bu sorulardan uzak kalınması sonucu sorulara yabancılaşma.
Anlam bilgisi sorularında temel stratejiler
Sözcük anlamı, cümle anlamı ve paragraf konularından gelen soruları çözebilmek her şeyden önce hızlı ve doğru okumayı; okuduğunu anlamayı ve yorumlamayı gerektirir. Soruları çözerken soru kökünü doğru okunmalı ve buna göre ne istendiği iyi kavranarak soru gövdesinde bu bilinçle bir arama/tarama/eleme yapılmalıdır.
Özellikle daha önceki sınavların sorularının tekrar irdelenmesi ve bol paragraf sorusu çözmek öğrenciyi avantajlı kılacaktır.
Dil bilgisi soruları için
Dil bilgisi kuralları iyi kavrandığında bu tür sorular rahatlıkla çözülebilir. Dil bilgisinden eksikleri olanlar bu eksik konuları belirleyip onlara çalışmalı, bol soru çözerek bilgilerini pekiştirmelidir. Dil bilgisi konularını bilen öğrenciler konuya yönelik soru çözerek sınava hazırlanmaya devam etmelidir.
  • Soruları okurken doğru okuma ve anlamaya özen göstermelisiniz.
  • Anlam bilgisi sorularında soru kökünü iyi anlayıp soruyu istenen biçimde çözmelisiniz.
  • Dilbilgisi soruları temel bilgiler bilinmeden çözülemez, bu yüzden önce konu öğrenilmeli, sonra konuyla ilgili testler çözerek bilginizi pekiştirmelisiniz.
  • Deneme sınavlarında yaptığınız yanlışları iyice inceleyerek sonraki sınavlarda tekrar etmemeye çalışmalısınız.

Yükseköğretim Kurumları Arasında Önlisans ve Lisans Düzeyinde Yatay Geçişler Nasıl Yapılmaktadır?

Yatay geçişler ancak eşdeğer eğitim programları uygulayan Y.Ö. Kurumları arasında, yıl sistemi uygulayan Yükseköğretim Kurumlarında ders yılı başında; yarıyıl sistemi uygulayan Yükseköğretim Kurumlarında her yarıyıl başında ve dersler başlamadan önce geçiş için başvurulan fakülte ve yüksekokulların yönetim kurulları kararı ile yapılır.
Hazırlık sınıfı ile birinci sınıfların birinci dönemine geçiş yapılamaz.
 Ara sınıflara veya yarı yıllara geçiş için öğrencinin;
  • Ayrılacağı kurumdaki bütün sınavlarını başarmış olması gerekir.
  • Kurumlar arası yatay geçiş yükseköğretim kurumlarının aynı düzeydeki eşdeğer diploma programları arasında ve Yükseköğretim Kurulu tarafından yayınlanan kontenjanlar çerçevesinde yapılır.
  • Kurumlar arası yatay geçiş için öğrencinin, kayıtlı olduğu programda bitirmiş olduğu dönemlere ait genel not ortalamasının en az 100 üzerinden 60 olması şarttır.
  • İkinci fıkradaki başarı şartını sağlayamayan ancak merkezi yerleştirme puanı geçiş yapmak istediği diploma programının taban puanına eşit veya yüksek olan adaylar yatay geçiş başvurusu yapabilir.
  • Yükseköğretim kurumlarının belirlenen yatay geçiş kontenjanları ile başvuru ve değerlendirme takvimi, Yükseköğretim Kurulu internet sayfasında ilan edilir.
  • Önlisans derecesi verilen diploma programlarında yatay geçiş kontenjanları ile başvuru ve değerlendirme takvimi ikinci yarıyıl için Ocak ayı, üçüncü yarıyıl için ise Temmuz ayı içinde ilan edilir.
  • Lisans derecesi verilen diploma programlarında; dört yıllık eğitim verenlerde ikinci ve üçüncü sınıfları için, beş yıllık eğitim verenlerde ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflar için, altı yıllık eğitim verenlerde ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci sınıflar için yatay geçiş kontenjanları ile başvuru ve değerlendirme takvimi Temmuz ayı içinde ilan edilir.
  • Her yıl düzenli olarak ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci sınıflar için, ÖSYM giriş genel kontenjana göre kurumlararası yatay geçiş kontenjanı Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir.
  • Tamamen veya kısmen yabancı dil ile eğitim yapan yükseköğretim kurumlarına yatay geçiş için ilgili yükseköğretim kurumunun yapacağı yabancı dil yeterlilik sınavından başarılı olmak ya da ulusal veya uluslararası geçerliliği olan yabancı dil sınavlarından ilgili yükseköğretim kurumunun belirlediği başarı düzeyinde bir puanı başvuru sırasında belgelemek şarttır.
  • Son sınıfa veya son iki yarıyıla geçiş notunun en az %70 eşdeğeri olması gereklidir.
  • Açık öğretimden örgün öğretime geçiş yapılamaz.
  • Başvuruların kontenjandan fazla olması halinde başarı yüzdesine göre sıralama yapılır. En başarılı öğrenciden başlayarak geçişi kabul edilecek öğrenciler belirlenir.
  • Kontenjan sınırlaması bulunmayan açık veya uzaktan öğretim programlarına yatay geçiş yapmak isteyen öğrenciler, Eylül ayının ilk haftasının son günü mesai saati bitimine kadar ilgili yükseköğretim kurumuna başvuruda bulunurlar.

“Dersin Başına Oturuyorum, Ancak Derse Bir Türlü Konsantre Olamıyorum.”

Konsantrasyon problemi olanlar; öncelikle söyleyeceklerimize dikkat etsinler.
Konsantrasyon sorunu çok faktöre bağlı bir sorun. Ne tek bir nedeni var ne de tek bir çözümü.
Dikkat dağılmasının ya da konsantrasyonun bozulmasının temel nedeni zihni dağınıklıktır. Zihni dağınıklığa sebep olan faktörler bireyin kendisinden (ruhsal ve bedensel) kaynaklanabileceği gibi dış faktörlerden de olabilir. Bu faktörler birbirlerini de etkiler. O nedenle ilk yapılması gereken şey sorunun neden kaynaklandığını bulmaktır.
Bu adımı attıktan sonra çözüm yollarını uygulamak gerekir.
  • Çalıştığınız odanın düzensiz oluşu ya da odadaki nesnelerin sizi hayallere sürüklemesi böyle bir konsantrasyon bozukluğu oluşturabilir. Eğer problem, çalıştığınız ortamdaki uyarıcılardan (afiş, telefon, tv, bilgisayar vb) kaynaklanıyorsa odanızı bunları çıkarmalısınız.
  • Ders çalışırken oturma biçiminiz konsantrasyonu etkiler. Örneğin yatarak çalışıyorsanız konsantrasyon problemi yaşayabilirsiniz. Bu durumda bedeniniz kendini salacaktır. Uyuşukluk ve uyku atmosferi baskın olacaktır.
  • Bedensel problemler (açlık, susuzluk, rahatsızlık vb) gidermeye çalışmak konsantrasyonun yeniden düzenlenmesinde önemli bir yoldur.
  • Psikolojik problemleriniz, sizi derslerden alıkoyuyorsa derdinizi paylaşabileceğiniz, sizi rahatlatacak ve dertlerinize çözüm üretebilecek insanlarla diyaloga geçmenizde fayda vardır.
  • Duygusal yoğunluk yaşayan arkadaşlarda da sıklıkla konsantrasyon problemiyle karşılaşabilirler. Her ne kadar gönül ferman dinlemese de bu sene dinlemesi gerekiyor.
  • Hedefin yetersiz olması, hedefi uzak olarak görme ya da hedefe aşırı önem verme de konsantrasyonu bozabilir.
  • Eğer potansiyeliniz seçtiğiniz hedefinizin çok çok üzerindeyse böyle bir problem yaşayabilirsiniz.

Yatarak Ders Çalışmanın Psikolojisi

Zihnin dağılmasına yol açan faktörlerden bir tanesi de yatarak ders çalışmaktır. Ne kadar iyi niyetle olursa olsun, “ders kitabını eline alıp şöyle uzanarak” çalışmak istemenin doğurduğu bir tek sonuç vardır. Uykuya dalmak veya çalışamayacak kadar gevşemek.. Ders çalışmak için en uygun durum, çok yumuşak olmayan bir sandalyede dik olarak oturmak ve kolları bir masa veya sıraya yaslamaktır. Yatarak ders çalışmak gibi, kaykılarak, sıranın üzerine uzanarak ders dinlemek de öğrenmeyi engelleyecek düzeyde gevşemeye yol açar.
Zihnin dağılmasına yol açan önemli faktörlerden bir tanesi de yatarak ders çalışmaktır
Ne kadar iyi niyetli olursa olsun, ders kitabını eline alıp şöyle uzanarak çalışmak istemenin doğurduğu tek sonuç vardır: uykuya dalmak ve çalışmayacak kadar gevşemek. Uyku ve uyanıklıktan sorumlu anatomik yapılar beyin sapındadır. Kas geriminim belirli düzeyde olması ve kaslardan bu yapılara mesajları gitmesi uyanıklığı sağlar. Eğer kas gerimi belirli bir düzeyin altına düşerse, beyin sapına gönderilen mesajlar bu sefer uykuyu başlatan maddelerin salgılanmasına yol açar. Böylece öğrenmek için gerekli dikkatin ön şartı olan “Genel Uyarılmışlık Düzeyi” bozulmuş olur.
İnsan anatomisine aykırı
Ayrıca okuyup yazmak fizikî olarak sizi yorar. Kısa sürede bıkkınlık ve uyuşukluk hisseder, bu yüzden çalışmayı bırakacak duruma gelebilirsiniz. Çünkü uyku ve uyumaktan sorumlu anatomik yapılar beyin sapındadır. Kas geriliminin belirli bir düzeyde olması ve kaslardan bu yapılara mesajların gitmesi uyanıklığı sağlar. Eğer kas gerilimi belirli bir düzeyin altına düşerse, beyin sapına gönderilen mesajlar bu defa uykuyu başlatan maddelerin salgılanmasına yol açar. Böylece öğrenmek için gerekli dikkatin ön şartı olan ‘uyanıklık’ bozulmuş olur.
Siz siz olun yatarak ya da koltukta uzanarak ders çalışmayın.

Üniversite İçi Yatay Geçiş Koşulları Nelerdir?

Bir fakülte, yüksekokul, konservatuvar veya meslek yüksekokulunun kendi bünyesindeki veya aynı üniversite içinde yer alan diğer fakülte, yüksekokul, konservatuvar veya meslek yüksekokulunun bünyesindeki eşdeğer düzeyde diploma programlarına ilgili yönetim kurulu tarafından belirlenen kontenjanlar dahilinde yatay geçiş yapılabilir.
Hangi dönemlerde ve hangi diploma programları için kurum içi yatay geçiş kontenjanı belirleneceği, her bir diploma programı için ikinci yarıyıldan başlamak ve beşinci yarıyıl dahil olmak üzere, kontenjan ilan edilen her yıl için ÖSYM Kılavuzunda öngörülen öğrenci kontenjanının %15 geçmeyecek biçimde, ilgili yönetim kurulları tarafından karara bağlanır.
Üniversite bünyesindeki aynı düzeyde fakat farklı merkezi yerleştirme puan türü ile öğrenci kabul eden diploma programları arasında yatay geçiş başvurusu yapılabilmesi için, öğrencinin merkezi sınava girdiği yıl itibarıyla geçmek istediği diploma programı için geçerli olan puan türünde aldığı merkezi yerleştirme puanının, geçmek istediği diploma programına eşdeğer yurt içindeki diğer üniversitelerin diploma programlarının en düşük taban puanından az olmaması şartı aranır.

Uzaktan Eğitim Nedir?

Uzaktan eğitim (e-Öğrenim ya da e-Learning) en temel anlamıyla, iletişim araçlarını kullanılarak zaman ve mekândan bağımsız olarak insanların eğitim almalarını sağlamaktır. Bu sayede yaşadıkları yerlerde eğitim olanakları kısıtlı olanların, ya da iş saatlerinde çalıştığı için eğitimine, kişisel gelişimine zaman ayıramayan bireylerin ya da eğitim kurumlarına ulaşma engeli olanların istedikleri eğitimi almaları sağlamaktır. Türkiye de bu durumda olan ve çeşitli zorluklarla okuyamayan veya önlisan okuyup, bölümünü Lisansa tamamlamak isteyen öğrencileri de düşünerek, üniversiteler artık uzaktan eğitim hizmetleri vermeye başladılar.
Uzaktan eğitim veren üniversitelere kayıt olduğunuzda, tıpkı o üniversitenin örgün öğrencisi gibi öğrencilik hizmetlerinden de faydalanabiliyorsunuz.

Sınav Soruları Nasıl Hazırlanıyor?

Soruları hazırlayan iki grup uzman bulunuyor. 60 kişilik ilk grup, ÖSYM’nin kadrolu elemanlarından oluşuyor. Tam zamanlı çalışan bu ekibin içerisinde emekli öğretmenler de var, hiç öğretmenlik yapmayan ancak coğrafya, fizik gibi alanında uzmanlar da var.
Ziyarete yasak bölge
Soruların sızdırılmasını önlemek için ÖSYM’nin üst katında bulunan soru uzmanlarının katına, ÖSYM’nin kendi personeli de dahil hiç kimse giremiyor. Ziyarete yasak hale getirilen kat dışında kesinlikle soru hazırlanmıyor. O katta hazırlanan sorular dışarıya çıkarılamıyor. Soru hazırlayan uzmanlar, eve iş götüremiyorlar.
Ancak asıl temel önlem ‘kişisel güven’. Çünkü soru hazırlayan bir uzman bulunduğu katta hazırladığı soruyu aklında tutup, evde devam ettirebilir, buna ilişkin bir önlem almak mümkün görünmüyor.
Sorular değiştiriliyor
Personel tarafından hazırlanan soruların ham hali değiştiriliyor, rakamlarıyla oynanıyor ve devreye üniversite hocalarından oluşan toplam 100 kişilik ikinci grup giriyor. Genellikle Ankara’da bulunan bu hocalar, hazırlanan soruları gözden geçiriyor. Bilimsellik, anlaşılırlık, dil, ölçme ve değerlendirme açısından incelenen sorular, sınav seti olarak hazır hale getiriliyor. Sorular seçildikten sonra ÖSYM Başkanı da olmak üzere birkaç kişi tarafından okunuyor ve matbaaya götürülüyor.
Matbaada hapis hayatı
ÖSYM’nin kendi binasında soruları hazırlayan sınav ekibine, aylarca bu iş üzerinde çalıştıkları için dışarı çıkma yasağı uygulanmıyor ancak soruların matbaaya girmesiyle birlikte matbaa çalışanlarına kapalı dönem başlıyor. Kapalı dönemin süresi 15-25 gün arasında değişiyor. Bu süre içerisinde matbaa çalışanlarının dışarıya çıkması yasaklanıyor ve dış dünyayla irtibatları kesiliyor. Matbaa içerisindeki çöp bile dışarıya çıkarılamıyor.
Jandarma güvenliği
Matbaanın çevresindeki güvenlik denetimini jandarma yürütüyor. Matbaa çevresinde elektronik karartma yapılıyor. İçeride cep telefonu gibi iletişim araçlarının hiçbiri çalışmıyor. Sorular bu kapalı dönemde basılıyor ve mühürleniyor.
Polis eskortlarıyla sınav merkezlerin
Basılan ve mühürlenen sorular, polis eskortu eşliğinde sınav merkezlerine naklediliyor. Sınav merkezlerine doğru yola çıkan her kamyona polis dışında bir de üniversite öğretim elemanı eşlik ediyor. Soruların saklandığı yerde ayrıca nöbet tutan iki de görevli bulunuyor.
Sınav sonrası kâğıtlar toplanıp, ‘tabut’a gönderiliyor: Sınavın tamamlanmasının hemen ardından tüm sınav merkezlerinden adayların cevap kâğıtları yine polis eskortları ve öğretim üyeleri eşliğinde tek tek zarflanmış bir şekilde toplanıyor ve ÖSYM ‘ye getiriliyor. Merkezde bekleyen ekip, cevap kâğıtlarının bulunduğu bu zarfları kasalara yerleştiriyor. Daha sonra, ağzı kapalı olan zarflar tabut adı verilen ince çekmecelerde tek tek açılıyor, fotoğrafları çekiliyor ve cevapların okunacağı optik okuyucu odasına gönderiliyor.
Optik okuyucu her kâğıdı iki kez okuyor
Adayların cevap anahtarları zarflardan çıkarılarak, optik okuyucu odasına gönderiliyor. Optik okuyucuların her biri saatte 10 bin kâğıt okuma kapasitesine sahip. Adayların kurşun kalemle yaptıkları tüm işaretlemeler, optik okuyucu tarafından bilgisayar ortamına aktarılıyor, her bir adayın kâğıdı iki kez optik okuyucu makinasından geçiyor. İki sonuç birbirini tutmazsa mutlaka üçüncü okuma gerçekleştiriliyor.
Kopya için özel yazılım
ÖSYM’nin kopya çeken adayları belirlemek için kullandığı özel bir yazılım bulunuyor. Tüm adayların cevaplarını bu yazılım programları değerlendiriyor. Bu yazılım sayesinde sınav sırasında kopya çeken adayların bulunduğu sınıflar, sayıları, hangi yöntemlerle kopya çektikleri tespit edilebiliyor. ÖSYM, adayların cevap kâğıtlarını, özel olarak hazırlanan odalarda saklıyor.

Sınav Sistemiyle İlgili Soru ve Cevaplar

  1. ÖSYM’ye başvuru süresi içerisinde YGS-LYS başvurusunu mazeretinden dolayı yapmayan bir aday daha sonra mazeretini belirtip başvurusunu yapabilir mi?
YGS ve LYS başvurularının süresi bittikten sonra hangi şartlar altında olursa olsun başvurular kabul edilmiyor. Bu yüzden adaylar başvuru sürelerini çok iyi takip etmek ve bu süre içinde başvurularını yapmak zorundalar.
  1. YGS ya da MF puanı ile bir bölüme yerleştirilirsem, aynı zamanda özel yetenek sınavı ile de başvuru yapabilir miyim?
Merkezi yerleştirme ile seçilen bölümler ve özel yetenek sınavı sonucunda öğrenci alan bölümler birbirinden bağımsızdır. Ama unutmamanız gereken şey, ikisiyle bir yükseköğretim programına yerleştirme hakkı kazansanız bile sadece birisine kayıt yaptırma hakkınız var.
  1. Bu yıl bir yükseköğretim programına yerleştirilirsem ama liseden mezun olamazsam, gelecek sene sınav sonucumda puanımda bir düşme olur mu?
Mezun olamadığınız için Ortaöğretim Başarı Puanınızın çarpılacağı katsayılarda herhangi bir düşme olmaz.
  1. Puana itiraz edilebiliyor mu?
ÖSYS kılavuzunda verilen Genel Amaçlı Dilekçe örneğindeki bilgileri eksiksiz ve doğru olarak yazmanız, ayrıca dileğinizi açık olarak belirtmeniz ve kılavuzda verilen banka hesap numarasına belirtilen ücreti yatırarak göndermeniz gerekiyor.
  1. Yalnızca YGS’ye giren adaylar için MF-TM-TS ve DİL puanları hesaplanacak mı?
Hayır hesaplanmayacak. Bu puanlardan her birinin hesaplanması için, adayların Haziran yapılacak ilgili alan LYS lere da katılması gerekir. Dolayısıyla yalnızca YGS’ye giren, Haziran ayındaki sınavlara katılmayan adayların MF-TM-TS ve Dil puanları hesaplanmayacak.
  1. Yabancı dil puanıyla öğrenci alan yükseköğretim programlarına girmek istiyorum. Hangi testleri yanıtlayacağım?
2014’da yapılacak YGS’ye ve Haziran 2014’da yapılacak yabancı dil testine girmeniz gerekiyor.
  1. Meslek Lisesi son sınıf öğrencisiyim. Üniversitelerin mühendislik programlarına gitmek istiyorum. Ne önerirsiniz?
Üniversitelerin mühendislik programlarına girmeniz imkânsız değil. Mühendislik programlarına girmek isteyen meslek lisesi çıkışlı bir adayın öncelikle YGS’ye girmesi ve sınavda ilk 4 teste ek olarak Matematik-Geometri (LYS 1) testi ile Fen Bilimleri (LYS 2) testini yanıtlaması ve elde edeceği MF puanının en az 180 olması gerekir. Adayın istediği mühendislik programlarına yerleşebilmesi ise yerleştirmede kullanılan MF1-MF2-MF3-MF4 puanlarının yeterli olup olmamasına bağlı olacak.
  1. YGS’ye girme zorunluluğu var mı?
Mesleki ve Teknik Ortaöğretim Kurumlarından Meslek Yüksekokulları ile açık öğretim ön lisans programlarına “sınavsız geçiş” ile yapılacak sınavsız yerleştirme dışındaki tüm yükseköğretim programlarına girmek isteyen adaylar YGS’ye girmek zorunda. 4 ve 6 yıllık fakülteleri tercih edecek adaylar YGS’ye ek olarak Haziran ayında yapılacak LYS’lere de katılmalı.
  1. Bazı soruların cevaplarını cevap kâğıdına iki farklı şıkı işaretlersek ve birisi de doğru olursa hangisi kabul ediliyor?
Bir soruya birden fazla cevap işaretlenmişse o soru yanlış olarak kabul edilir.
  1. YGS’de kaç net yaparsam barajı geçebilirim?
Yaklaşık olarak 16 neti olan adaylar 160 barajını geçebilecek. 25 net yapan adaylar da 180 barajını geçebilecek.
  1. YGS’de herhangi bir puan türünden 180 puan alırsam haziran ayında yapılacak olan tüm LYS’lere girebilir miyim?
Evet. Herhangi bir puan türünden (YGS 1, 2, 3, 4, 5, 6) 180 puan alan adaylar haziran ayında yapılacak olan tüm LYS’lere girebilirler.
  1. YGS sadece bir baraj sınavı mı olacak?
Hayır. Açıköğretim fakültesinin kontenjansız bölümlerine, 2 yıllık meslek yüksekokullarına, meslek liselerinin 4 yıllık fakültelerine YGS puanları ile girilecek.
  1. EA öğrencisiyim. YGS’deki Fen Bilimleri testini çözemiyorum. Bu durum beni çok fazla etkiler mi?
Türkiye genelinde EA öğrencilerinin büyük bir bölümü fen bilimleri testini çözemiyor. Bu nedenle yarıştığınız adaylar da aynı durumda olduğundan çok fazla bir kaybınız olmaz. Ayrıca, LYS’deki TM puanlarının oluşumunda YGS fen bilimleri testinin ağırlığı % 5’tir. Fakat, yine de çok fazla bilgi gerektirmeyen, gündelik bilgilerle yapılabilecek fen bilimleri soruları olacaktır. Bu sorulara bakmanız faydalı olacaktır.
  1. Sayısal bölümündeki öğrenciler YGS’de daha mı avantajlı olacak?
Sayısal bölümden mezun olan öğrenciler zaman kalırsa YGS’deki sosyal bilimler testini de çözebiliyor. TM öğrencileri fen bilimleri testini, sözel ve meslek lisesindeki öğrenciler ise matematik ve fen bilimleri testlerini çözmekte zorlanıyor. Böyle olunca sayısal öğrenciler kısmen avantajlı hale geliyorlar.
  1. Öğretmenlik programı için izlenecek yol
  • Öğretmenlik programlarına girişte hangi puanlar kullanılacak? Öğretmenlik programlarına girişte kullanılacak puan türü lise ve meslek lisesi çıkışlı adaylar için aynı mı olacak?
  • Genel ilke olarak her yükseköğretim programına girişte kullanılan bir puan türü vardır ve bu puan türü tüm adaylar için geçerlidir. Bu bağlamda, her öğretmenlik programı için tek bir puan türü bulunuyor. Hem lise çıkışlı adayların, hem de meslek lisesi çıkışlı adayların yerleştirilmesinde bu puan türü kullanılıyor.
  1. Yabancı dil ağırlıklı puanla girilenler dışındaki öğretmenlik programları üç gruba ayrılabilir. Bu grupların her biri için şu yolları izlemek gerekiyor:
  • Yalnız öğretmen lisesi çıkışlı adaylara ek puan verilen öğretmenlik programları. Örneğin, ilköğretim matematik veya fen teknoloji öğretmenlikleri için MF puanına ilgili programlara karşılık gelenler olacak.
  • Hem öğretmen lisesi hem de meslek lisesi çıkışlı adaylara ek puan verilen öğretmenlik programları. Bu programlara örnek olarak da kimya öğretmenliği, işitme engelliler öğretmenliği gibi programlar sayılabilir. Bu gruptaki programlara girişte YGS puanları (YGS 1-2-3-4-5-6) kullanılacak.
  • Yalnız meslek lisesi çıkışlı adaylara ek puan verilen öğretmenlik programları. Bu programlara örnek olarak bilgisayar ve öğretim teknolojileri öğretmenliği, büro yönetimi öğretmenliği, giyim öğretmenliği, konaklama işletmeciliği öğretmenliği gibi programlar sayılabilir. Bu gruptaki programlara girişte de YGS puanları (YGS 1-2-3-4-5-6) kullanılacak.
  1. Yurtdışında öğrenim görmek istiyorum, ne yapmalıyım?
Yurtdışında ülkemizde olduğu gibi merkezi yerleştirme ile öğrenci alınmadığından, kuralların her üniversite için geçerli olduğunu söyleyemiyoruz. Bazı üniversiteler hiçbir koşul aramazken, bazıları Türkiye’de bir yükseköğretim programına yerleştirilme zorunluluğu getirebilmekte, ya da farklı koşullar gerekebilmektedir.
Bu yüzden girmeyi düşündüğünüz üniversitenin öğrenci işleri ile iletişime geçmeniz, daha iyi bilgi almanızı sağlayacaktır. Fakat genel olarak 180 barajını geçme şartının arandığını söyleyebiliriz.
  1. YGS’de her altı puan türünden de 180 puanı geçemezsem nereleri tercih edebilirim?
140 puan barajını geçtiğiniz takdirde 2 yıllık programları tercih edebilme hakkınız doğar. Bunun dışında açık öğretim programlarından 4 yıllık ve 2 yıllık tercih yapabilirsiniz.
  1. Hangi durumlarda puan kesiliyor?
Yerleştirmede kullanılan puanlar hesaplanırken, bir önceki yıl bir yükseköğretim programına yerleştirilmiş (açık öğretimin kontenjansız bölümlerine yerleşenler hariç) olan adayların Ortaöğretim Başarı Puanlarının yerleştirme puanlarına katkısı yani bu puana uygulanan katsayı yarısı ile çarpılıyor.
  1. Puanım 4 yıllık fakülteleri kazanacak kadar yüksek olsa dahi, ilk tercihlerimde 2 yıllık meslek yüksekokullarına yer verebilir miyim?
Tercihlerinizi istediğiniz şekilde oluşturabilirsiniz. İsterseniz tercihlerinizin tamamını 2 yıllık önlisans programlarından oluşturabilirsiniz. Ancak, tercih hakkınızı 2 yıllık önlisans programlarından kullanırken, öncelikle meslek lisesi mezunu öğrencilerin yerleşeceklerini ve onlardan sonra kalan boşluklara diğer lise türlerinden giren adayların puanlarına göre yerleştirme yapılacağını unutmayın.

Fakülte ve Yüksekokul Farkı Nedir?

Fakülte; dört, beş veya altı yıllık üniversite eğitimi veren ve bir alanda yoğunlaşan üniversite birimleridir. Kısacası lisans eğitimi veren, dört yıllık olarak bilinen okullardır.
Yüksekokul ise, daha çok işleyiş bakımından fakültelerden ayrılan dört yıllık eğitim veren okullardır. Diploma ve unvan bakımından fakülte ile yüksekokul arasında herhangi bir fark yoktur.
Meslek yüksekokulu ise önlisans olarak bilinen ve iki yıllık eğitim veren okullardır.
Fakülte, meslek yüksekokulu ve yüksekokul üniversitelere ait birimlerdir. Verdikleri eğitim ve işleyiş bakımından birbirlerinden ayrılırlar.
Bazı bölümler açılırken  ( ebelik, hemşirelik) hem YGS hem de LYS puanıyla öğrenci almaktadır.
Bölümlerin eğitim programları arasında bir fark yoktur.

Çift Anadal Programı Nedir?

Çift anadal programının (ÇAP) amacı, kendi bölümlerinde lisans programlarını başarı ile sürdüren öğrencilerin aynı zamanda ikinci dalda lisans diploması almak üzere öğrenim görmelerini sağlamaktır. Öğrenci iki bölümü de başarıyla bitirdiği takdirde iki ayrı diploma almaktadır.
Önlisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği hükümlerine bağlı olarak öğrenimlerini sürdüren bir bölümün/programın başarılı öğrencileri, lisans/ön lisans öğrenimleri boyunca, asıl bölümüne/programına konu bakımından yakın olan başka bir bölümün/programın lisans/ön lisans öğrenimini aynı zamanda gerçekleştirebilirler. Bu eğitim-öğretim programına, “Çift Anadal Programı (ÇAP)” denir.
Lisans öğrencileri, üniversitedeki lisans öğrenimlerinin en erken üçüncü, en geç beşinci yarıyılı başında, GNO’ları en az 3.00 olmak koşuluyla ÇAP’a başvurabilirler. Ön lisans öğrencileri ise, ÇAP’a, öğrenimlerinin üçüncü yarıyılı başında, GNO’ları en az 3.00 olmak koşuluyla başvurabilirler. ÇAP’ı başarı ile bitirip iki lisans/ön lisans derecesine hak kazanmış olan öğrencilere, iki ayrı lisans/ön lisans diploması verilir. Mezuniyet ortalamaları, öğrencinin diploma aldığı yarıyılın sonuna kadar almış olduğu tüm derslerin toplam kredi saati üzerinden hesaplanır.

Açık Öğretim ve Uzaktan Eğitimden Örgün Eğitime Geçiş Yapılabilir Mi?

Açık veya uzaktan öğretimden diğer açık veya uzaktan öğretim diploma programlarına yatay geçiş yapılabilir.
Açık ve uzaktan öğretimden örgün öğretim programlarına geçiş yapılabilmesi için, öğrencinin öğrenim görmekte olduğu programdaki genel not ortalamasının 100 üzerinden 80 veya üzeri olması veya kayıt olduğu yıldaki merkezi yerleştirme puanının, geçmek istediği üniversitenin diploma programının o yılki taban puanına eşit veya yüksek olması gerekir.

Sınav Sorularının Zorluk Dereceleri

Sınavlarda yer alan sorular, ortaöğretimin ilk sınıfından lise son sınıfına kadar olan bilgi düzeyini temel kavram ve ilkelerle düşünme yeteneğini ölçmeyi amaçlar nitelikte sorulardır.
Bu sorular, zorluk düzeylerine göre 5 gruba ayrılmaktadır.
Ekran-Alıntısı
Tablo dikkatlice incelendiğinde, herhangi bir dersi (testi) dışlamanın son derece yanlış olduğu görülmektedir. Çünkü kolay ve normal sorular az ve dikkatli bir çalışmayla rahatlıkla yapılabilir.
Dikkat edilirse, % 70′ lik bir bölüm, sınava giren tüm rahatlıkla cevaplandırılabilecek türden sorulardan oluşmaktadır. Bu konuda adayların yanıldıkları temel nokta, şartlı yaklaşarak zor olabileceği düşüncesiyle yapabilecekleri soruları hiç bakmadan geçmeleridir.
Aynı test içindeki en zor ve en kolay soruların puan değeri, birbirinden farklı değildir!
Aynı test içindeki soruların zorlukları düzeyleri birbirinden farklı; fakat kazandırdığı puan açısından farklı değildir. Bu özelliğin bilinmesi test tekniği açısından çok önemlidir.
Turlama tekniğini bilen ve uygulayan öğrenci, birinci turda, her testte var olan kolay ve normal soruları çözerek soruların % 70’ini yapabilme şansına sahiptir.
Sınavda zamanı iyi kullanabilmek ve kapasiteniz oranında, en yüksek puanı elde edebilmek için “turlama tekniğini” uygulamada uzmanlaşmanız büyük önem taşımaktadır.
Turlama tekniği nedir ve size ne kazandırır?
Sınavda yanıtlanacak tüm testlerde, birinci turda, yanıtı kolayca bulunabilecek soruların öncelikle çözülerek zaman alıcı ve zor soruların ikinci tura bırakılmasına Turlama Tekniği denir.
Öğrenci birinci turda yanıtladığı normal, kolay ve çok kolay sorularla ortalama bir puan elde etmeyi sağlarken, ikinci turda çözeceği zor sorularla, puanı daha da yükseltme şansına sahip olmaktadır.
Çözüme hangi testten başlamak doğrudur?
Testlerin çözüm sırası öğrenciden öğrenciye farklılık gösterir. Önemli olan, öğrenci için zamanlama ve verim açısından en uygun çözüm sırasını, yıl içerisinde yaptığı test çözümü çalışmaları ile bulmasıdır.
Genel ilke, en başarılı olunan testten başlamaktır. En başarılı olunan testten başlamak, sınavın başında, her öğrencide belirli bir düzeyde bulanan sınav kaygısının da kontrol altına alınmasına yardımcı olacaktır. Ancak sınavda yüksek puan getiren testleri öncelikle cevaplamak gerektiği de unutulmamalıdır.

Dikkatininizi Artırmak İster Misiniz?

Ders çalışmaya başlamadan önce günlük problemlerin bir kenara atılması gerekir. Ders çalışırken hayallere dalmak ya da o anda başka bir şeyi düşünmek dikkati olumsuz etkilemektedir.
Temel eksikliği
Konsantrasyonu olumsuz etkileyen faktörlerden biri diğeri de ön-bilgi (temel) eksikliğidir. Matematik dersinde trigonometri konusunu öğrenmeye çalışan bir öğrencinin ön bilgisi ne kadar yeterli ise çalışırken bu konuyu kavraması da o kadar kolay olacaktır.
Fiziksel ortamın yanlış düzenlenmesi
Bu faktör hem verimli çalışabilmenizi hem de konsantrasyonunuzu etkilemektedir. Derse başlamadan önce dikkatinizi bozacak her türlü uyaranları odanızdan çıkarmalısınız.
Zor ve karmaşık konular
Bilmemiz gerekir ki, Öğrenme göreceli bir kavramdır. Bizler için zor olan, başkaları için oldukça kolay olabilir. Bunun yanında her dersin, anlaşılması diğerlerine oranla daha zor ve karmaşık konuları da vardır. Sınavda bu tür konularımdan soru gelme oranı diğerlerine göre oldukça düşük orandadır.
Yavaş okuma
Konsantrasyonu etkileyen faktörlerden bir diğeri de bir metin okunurken, notlar tekrar edilirken ya da soru çözülürken düşük bir hızla okumaktır. Bu durum aynı zamanda anlama düzeyini de olumsuz yönde etkileyebilmektedir.
Günün yanlış saatinde çalışmak
Her bireyin verimli bir şekilde ders çalıştığı zamanlar birbirinden farklılık gösterir. Sizde konsantrasyonunuzun en sık dağıldığı çalışma saatlerini belirleyin. Çalışma saatlerinizi, daha verimli olabileceğini düşündüğünüz saatlere kaydırın.
Uzanarak çalışma
Uyku ve uyanıklıkla görevli olan anatomik yapı beyin sapında bulunmaktadır. Kas geriliminin belirli bir düzeyde olduğuna ilişkin bir mesajın ilgili kısma gitmesiyle uyanıklık sağlanmış olur.
Güven eksikliği ve aşırı stres
Dikkati belirli bir noktada yoğunlaştıramamanın sebeplerinden bir diğeri kendine güven eksikliği ve yüksek kaygı düzeyidir.
Konunun bütünlüğünü kavrayamama
Bir konu hakkındaki ana düşüncenin kavranamaması, düşüncenin belirli bir anlam etrafında yapılanamamasına neden olur. Bu da dikkatin dağılmasıyla sonuçlanabilir.

Kaygının Olumlu Yönünden Yararlanın

Sınavlara hazırlık döneminde öğrencilerin çoğunda zihnini kurcalayan, moralini bozan ve çalışmalarını aksatan sınav kaygısı gözlenir. “Bu sınav sonunda her şey kötü olacak.”, “Bu sınavda başarılı olamayacağım”, “Sınıftaki herkes benden daha zeki.”, “Sınav sırasında bildiğim her şeyi unutabilirim.”,“Kendimi yetersiz ve eksik görüyorum.” ,“Kazanamazsam arkadaşlarım, ailem, akrabalarım, öğretmenlerim hakkımda ne düşünür?”, “Zaman hızla geçiyor”,  gibi düşünceler sınav kaygının belirtilerindendir. Kaygıya neden olan düşüncelerin bir kısmı rasyonel, bir kısmı ise rasyonel dışıdır.
Eğer sınavlara hazırlanan öğrenci, sınavlar yaklaştıkça heyecanı artıyor; kendini kötü hissediyor, tüm bildiklerinizi unuttuğunuzu hissediyor ve kendinizde bazı fiziksel değişim oluyorsa “sınav kaygısı” duyuyor demektir.
Kaygılı öğrenci nasıl fark edilir?
Kaygılı öğrenci sınavdan sonra, kendini serbest bir ortamda ve rahatlamış olduğunu hisseder. Sınav sırasında tedirgin ve kendini güvensizdir. Kurallara uymaya özen gösterir. Eleştirilmeye hazırlıksızdır, etrafınca beğenilmek ister. Kaygılandığı konularda çok heyecanlanır. Kaygı yaşayan öğrenciler, ailelerine bağımlıdır, onların devamlı kendilerine destek olmaları ve her zaman yanlarında olmalarını beklerler. Uykuları düzensizdir. Nedenini bilmediği korkular çeker. Soluğu yetmiyormuş gibi sık sık soluk alıp verir, terler. Okul korkusu bu öğrencilerde daha çabuk gelişir. Kısacası kaygılı öğrenci sürekli tedirgin olup, duygusal tepkileri abartılıdır.
Sınav kaygısının nedenleri
Sınav kaygısı özellikle son yıllarda psikoloji alanında daha fazla ilgi görmektedir. Yüksek düzeyde akademik başarı beklentisi öğrenciler üzerinde ilkokuldan itibaren yoğun bir baskı oluşturmaktadır. Yapılan bir araştırmaya göre sınav kaygısının her beş öğrenciden birini olumsuz derecede etkilediği bulunmuştur. Bu çok yüksek bir orandır. sınav kaygının pek çok nedeni olabilir. Öğrencinin kendine güvenmemesi, karamsarlık, ailenin yanlış tutumları, daha önce yaşanmış başarısızlıkların tekrarlanabileceği endişesi, imkânsızlıklar, mükemmeliyetçi yaklaşım, kötü çalışma alışkanlıkları, hedeflerdeki belirsizlik, çalışma metotlarını bilmemek, güvensizlik, danışılacak kişilerin olmaması, arkadaş çevresinin olumsuz telkinleri, öğrencinin önünde başarılı bir örnek olmaması, aile ve çevrenin bilinçsizliği, sayılabilir. Önemli olan kaygı yaşayan öğrencinin bu kaygısının nedeninin ne olduğunun tespit edilmesidir.
Kaygının olası sonuçları
Kaygılanan öğrencinin zihni devamlı olumsuz düşüncelerle meşguldür. Bu tür düşünceler öğrencinin kendine olan güvenini sarsar, çalışmalarını verimsiz kılar. Öğrenilen bilgiler transfer edilemez, okuduğunu anlama ve düşüncelerini organize etmede zorluk yaşar, dikkatte bir daralma ve azalma olur, dikkat sınavın içeriğine değil sınavın kendisine ve bağlı olarak yaşananlara odaklar, zihinsel beceriler zayıflar, bu durum ise, bilgilerin hatırlanmasını engeller. Sonuçta tüm bunların olumsuz etkisi olarak öğrencinin akademik başarısı da düşme gözlenir.
Sınav kaygısı belli düzeydeyse faydalıdır.
Kaygının belirli düzeyde tutulması öğrenciyi dinamik hale getireceğinden dolayı faydalıdır. Bu durumda öğrenci, tüm algıları açık, öğrendiklerini almaya hazır durumda olacaktır. Fakat kaygı derecesini yükselmesi ise beyinsel kilitlenmeye neden olacağından dolayı öğrenme olayına ket vuracaktır. Bundan dolayı, aşırı sınav kaygısı başarısızlığa neden olacaktır.
Sınav kaygısını azaltan faktörler
Olumsuz sınav kaygısını azaltmanın en etkili yolları öncelikle sınavlara en iyi şekilde, bir plan ve program dâhilinde hazırlanmaktır. Çalışmaları asla ertelememek, zamanı akıllı kullanmak, beklentiyi gerçekçi tutmak, başarılı olacağına inanmak kaygıyı azaltan diğer faktörlerdendir.
Kaygının belli düzeyde tutmak için,
  • Belirlenen hedefler gerçekçi olmalıdır. Gerçekçi olunmazsa hedefe yönelik yetersiz çalışmalar güvenini kıracak, bireyin kendini başarısız hissetmesine yol açacaktır.
  • Sonuca değil, sürece odaklanılmalıdır.
  • Rasyonel olamayan düşüncelerden kurtulmalıdır. Aklına gelen düşüncelere değil, yaptıklarına değer vermelidir. Gerçekçi, uygulanabilir bir plânla yapılan çalışmalar, bireyin olumsuz düşüncelerini gidermesi bakımından etkili olacaktır.
  • Başkaları adına düşünmemelidir. “Ne derler, ne düşünürler hakkımda?” gibi düşüncelere kapılmamalı, kendi yaptıklarına ve yapması gerekenlere bakmalıdır.
  • Birey düşüncelerini mantıksal hale getirmelidir. Birey, kararlı bir şekilde plânlı çalışması sonucunda: “Kazanmam için elimden geldiğince yapıyorum. Bana düşen budur. Bundan sonrası bana ait değil.” şeklindeki bir düşünceyi benimsemesi bireyi vicdanen rahatlatacak, söz konusu kaygıyı da azaltır.
  • Olaylar abartılmamalı, her şeyi kendi konumunda ve değerinde kabul edilmelidir.
  • Sınavı kazananlarla konuşulmalı, bu doğrultuda yapılan röportajlar okunmalı, neler yapılması gerektiğini öğrenilmelidir.
  • Sınava hazırlanan birey başkalarıyla kıyaslanmamalıdır.
  • Hepsinden önemlisi de sınavın her şey olmadığı, hele zekâ durumunun asla sınavla ölçülemeyeceği, sınavı kazanmak kadar kaybetmenin de normal olduğunun bilincinde olunmalıdır.